TR
  • English
  • Türkçe
  • العربية
  • Deutsch
  • русский язык
  • українська
  • español, castellano
  • Français
  • gör

    Amasya

    Amasya, 8,500 yıllık bir tarihe sahip, antik çağdan günümüze kadar birçok medeniyetin hüküm sürdüğü ve derin izler bırakan bir şehir. Şehir, görkemli tarihi mirasının yanı sıra eşsiz doğal güzellikleri ve dünyanın en lezzetli misket elmalarının yetiştiği meyve bahçeleriyle dolu.

    Amasya Müzesi

    Amasya Müzesi’nde, Geç Neolitik Erken Kalkolitik Çağ, Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit-Kimmer, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait birçok medeniyetin eserlerini bir arada görmek mümkün.

    Amasya Harşena Kalesi

    Harşena Kalesi, şehir merkezinde yer alan Harşena Dağı üzerinde olup, üç ana bölümden oluşuyor: Yukarı Kale (Akropol), Kızlar Sarayı (Nekropol) ve Aşağı Kale (İçeri Şehir).

    Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları

    Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Kaya mezarları, Anadolu’nun en anıtsal mezarları olup dünyada da kaya mezarı geleneğinin seçkin örnekleri arasında gösteriliyor.

    Hazeranlar Konağı (Müze Ev)

    Hazeranlar Konağı, dört eyvanlı, orta sofalı planı ile Osmanlı Dönemi yöresel sivil mimari eserlerin özelliklerini yansıtan en güzel yapılardan birisi. Hazeranlar Konağı’nda teşhir edilen eserler arasında 19. yüzyıl yaşantısını yansıtan giysiler, halı ve kilimler, konakta kullanılan günlük mutfak eşyaları ve kadın ziynet eşyaları gibi malzemeler yer almakta.

    Şehzadeler Müzesi

    Şehzadeler Müzesi,  şehzadelikleri Amasya’da geçmiş olan Osmanlı sultanlarının heykelleri ve o dönemi yansıtan kıyafetleri ile, Amasya’ya gelen turistlerin önemli ziyaret yerlerinden.

    Sabuncuoğlu Şerefeddin Cerrahi ve Tıp Tarihi Müzesi

    Amasya’da Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasında önemli bir rol oynayan İlhanlı Dönemi’nden günümüze ulaşan tek eser. Anadolu'da müzikle tedavi yapılan ilk hastane olarak bilinmekte.

    Minyatür Amasya Maket Müzesi

    Maket Şehir, 1914 yılında çekilmiş bir fotoğraftan esinlenerek yapılmış ve benzerlerinden farklı olarak sadece mekanları ve mimariyi yansıtmak yerine yaşayan bir Amasya’yı gösterecek biçimde tasarlanmış.

    Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi

    Müze, Türkiye’nin ilk ve tek Aşıklar Müzesi unvanına sahip. Müzede, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı ve Romeo ile Jüliet’in aşk hikayeleri sahnelenmekte.

    Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hat Müzesi

    Amasyalı Şeyh Hamdullah’ın adının verildiği müzede hat sanatının örnekleri sergileniyor. Müzede; Sümer, Mısır, Hitit ve diğer medeniyetlerin yazılarının gelişim süreci ve ciltçilik, ebru, tezhip gibi sanatların yapım aşamaları tanıtılmakta.

    Saraydüzü Kışla Binası ve Milli Mücadele Merkezi

    Mustafa Kemal’in 1919 yılı haziran ayında Amasya’ya geldiğinde konakladığı ve Amasya Tamimi’nin kaleme alındığı yer olan Saraydüzü Kışla Binası bu tarihi önemi gözetilerek aslına uygun biçimde Yeşilırmak kıyısında yeniden inşa edilmiş.

    Aynalı Mağara

    Amasya’daki kaya mezarlarının en iyi işlenmiş olan Aynalı Mağara, Hristiyan dünyası için önemli merkezlerden bir tanesi. Yapı aynı zamanda, M.Ö. 2. yüzyılda Amasya'da yaşamış olan “Büyük Rahip Tes” inanıtsal mezarıdır.

    Sultan II.Bayezid Külliyesi

    1485-1486 yılları arasında Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in talimatıyla yaptırılmış, cami yan mekanlı ya da zaviyeli mimarinin en güzel örneklerinden biri.

    Külliye ilk inşa edildiğinde, imaret olarak bilinen yapı, mut’ime-hâne (yemekhane), matbah (mutfak), kiler, fırın ve ahır olmak üzere beş ayrı birimden oluşmakta iken; günümüze cami, medrese ve imaret kısımları ulaşmıştır.

    Caminin inşaatı sırasında dikilen şadırvanın iki yanında bulunan çınar ağaçları 500 yılı aşkın bir zamandır cami bahçesine gölgesini vermektedir.

    Gökmedrese Cami

    Gökmedrese Kapısı ağaç oymacılığının, ana kapısının iki yanındaki pencereler ise Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örnekleridir.

    Cami, medrese ve türbeden oluşan bir külliyedir. Sekizgen biçimli türbe kasnağındaki mavi sırlı tuğlalardan dolayı Gökmedrese adını almıştır.

    Burmalı Minare Cami

    Yapım tarihi 1242 yılı olan camiye, minarenin etrafını dolanan yivlerinden dolayı Burmalı Minare Cami deniyor.

    Bayezid Paşa Cami

    1414 yılında yaptırılan Cami, oldukça zarif mermer işçiliğe sahip son cemaat yeriyle dikkat çekmekte. Yapının cümle kapısı ve pencere kanatları Osmanlı ahşap işçiliğinin en nadide eserlerinden.

    Çilehane Cami

    Cami, 1413 yılında yaptırılmış. Bugün cami olarak kullanılan yapı esas olarak bir Halveti Tekkesi.

    Yörgüç Paşa Cami

    1431 yılında yaptırılan caminin ilgi çekici özelliklerinden biri son cemaat yerinin caminin ana mekanı içinde olması.

    Kapı Ağa Medresesi

    1488 yılında yaptırılan medresede özellikle Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması ilk kez uygulanmış.

    Kara Mustafa Paşa Cami

    1666 yılında yaptırılan caminin en dikkat çekici yanlarından biri avludaki şadırvanı ve şadırvan tavanındaki kalem işi süslemeler.

    Abide Hatun Cami

    1669 yılında yaptırılan caminin en dikkat çekici yanı iç mekanında bulunan, kalem işi süslemeler.

    Maden Cami

    Caminin orijinal hali 1863 yılında burada inşa edilmiş bir kilisedir.  Cami tavanında yapılan restorasyonlarda Hz. İsa ve dört havarisi Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya ait freskler ve Ruh-ül Kudüs tasviri ortaya çıkartılmış.

    Piri Baba Türbesi

    Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserine konu olan 15. yüzyıl eseri olan bu yapı Piri Baba’nın Velayetnamesi ’ne göre, Şamlıoğlu İbrahim adındaki zat denizde yakalandığı fırtınadan kurtulmak için Piri Baba’dan yardım diler ve buna karşılık türbesini yaptırır.

    Serçoban Türbesi

    Gerçek adı İbrahim Tebrizi Bahaddin Mevlana olup İran’dan gelmiştir. Eğitimini Tebriz’de almıştır. Moğol despot Kongortay’ın zulümlerinden kaçarak Karasenir Köyüne gelip yerleşmiş ve burada çobanlık yapmaya başlamıştır. Halk arasında bilinen çeşitli menkıbeleri vardır.

    Pir Sücaeddin İlyas Türbesi

    1402 yılında Ankara Savaşı sonrasında Amasya’yı Timur’un ordusunun işgali ve katliamından kurtaran ve aynı zamanda Anadolu’daki Halveti tarikatının önde gelen zatlarındandır.

    Yalıboyu Evleri

    Yeşilırmak nehri boyunca sıralı, geleneksel Osmanlı konak ve evleri, Amasya’nın mimarisinde önemli bir yer teşkil etmekte olup, eski Amasya evlerinden günümüze kalmış olanlar daha çok 19. yüzyıla ait örneklerdir.